|
Hamilelik ve doğum,
işte bir kadının hayatındaki en eşsiz ve olağanüstü deneyim. Bebeğinizi
ilk kez kucağınıza aldığınızda benliğinizi saran duygular o güne kadar
hissettiklerinizden daha karmaşık, çok daha heyecan verici olacaktır. Sancıların
dinmesi ile ilk kez rahat soluk alacak "artık geçti" diyeceksiniz.
Hemen ardından, "bu minik bebek gerçekten benim mi?" diye kendi
kendinize sorup gurur duyacaksınız. Üstlendiğiniz sorumluluğun ne denli büyük
olduğunu düşündüğünüzde ise birazcık korkacaksınız.
Sakın endişelenmeyin!
Bebekler hiç de sanıldığı gibi güçsüz değildir. Üstelik hepsi kendine
özgü yollarla isteklerini belirtmekte birer ustadır.
Onu görür görmez,
bebeğinize karşı sonsuz bir ana sevgisi duymazsanız kaygılanmayın. Anne
ile bebek arasında bu eşsiz bağın oluşması biraz zaman alabilir. İlk günlerde
onu her fırsatta kucaklayın ve onun sıcaklığının verdiği hazdan sonuna
kadar yararlanın. Göz açıp kapayana kadar aylar uçup gidecek, minik bebeğiniz
emeklemeye başlayacaktır. Başka çocuğunuz yada çocuklarınız varsa,
onlara gereken şefkati göstererek yeni geleni kıskanmalarını önleyin.
Bu arada kocanızı
da sakın ihmal etmeyin!
İlk aylarda,
hemen kemen tüm zamanı bebeğinizin beslenmesine ayıracaksınız. Bu
zamanı bebeğiniz ve sizin için daha zevkli hale getirmek amacıyla bebek
beslenmesi konusunda pratik bilgiler ve önerilerde bulunacağız.
Yuvaya
Dönüş
Artık bebeğiniz
doğdu ve sizin yakın ilginize muhtaç. Her boş zamanınızı ona ayırın.
Onu sevin, onu sevmekten mutluluk duyun bunu kendisine en iyi biçimde gösterin.
Meme verirken anne
ile bebek arasında çok yakın bir bağ doğar. Bebeğin emme refleksi çok
gelişmiştir. Bu becerisi onun sadece doymasını sağlamakla kalmaz, aynı
zamanda kendisini güven içinde hissetmeye başlamasını, şefkate ve bakıma
olan büyük gereksinmesini de simgeler.
Bebeğiniz kısa
bir süre sonra gözleriyle sizinle bağlantı kurmaya çalışacak ve ona en çekici
olan yanınız gözleriniz olacaktır.
O, sesinizi de
duymaktan hoşlanır ve sizin sesinizi diğer seslerden kolayca ayırır. Bebeğinizin,
sizi uyarmak için verdiği kendine özgü sinyalleri anlamaya özen gösterin.
Size ihtiyacı olduğunda her zaman onun yanına koşun. Bebeğiniz böylece
kendini sürekli güven içinde hissedecek ve bu duygu onun ruhsal dengesinin sağlıklı
bir biçimde gelişmesini sağlayacaktır.
Bir anne olarak
bebeğinizle hastaneden yuvanıza döndüğünüz ilk gün, hayatınızın en
heyecan verici anlarından biri olacaktır. Yüklendiğiniz büyük sorumluluk
karşısında birazcık sinirli olmanız son derece normaldir. Ama eşinizin ve
ailenizin yardımıyla en kısa zamanda kendinize olan güvene yenide kavuşacağınızdan
hiç şüpheniz olmasın. Bebeğinize daha fazla zaman ayırmak için ev işlerinde
ailenin diğer bireylerinin yardımını isteyin. Doğum sonrası yorgunluğunuzu
atabilmek için fırsat buldukça dinlenin.
VÜCUDUNUZDA
MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER :
Bünyeniz, hamilelik döneminde vücudunuzda
biriken fazla suyu, doğumu izleyen birkaç gün içinde atacaktır. Zaman
yitirmeden karın kaslarınızı güçlendirici yer egzersizlerine başlayın ve
düzenli olarak bunları yapmaya devam edin. Bebeğinizle sürekli ilişkide
olduğunuzdan, doğum sonrası vücut temizliğine olağanüstü özen gösterin.
Doğumdan beş - altı hafta sonra doktorunuza gidip, doğum sonrası
muayenenizi yaptırmayı unutmayın. Doktorunuz, doğum sonrası rahmin normal
durumunu alıp almadığını saptayacak ve doğum öncesindeki sağlığınıza
kavuşmanızı sağlayacaktır.
DOĞUM
SONRASI EGZERSİZLERİ :
Bu egzersizler, gevşeyen kaslarınızın güçlenmesine
ve vücudunuzun doğumdan önceki zarif durumuna dönmesine yardımcı olacaktır.
Egzersizlere, her hareketi 6 kez tekrarlayarak başlayın ve günden güne arttırarak
bu sayıyı 12' ye çıkarın.
|
Sırtüstü yere yatın,
ayaklarınızı kalçanıza doğru çekin ve bu du rumda 10 kez kalçalarınız
üze rinde sağa sola dönün. Arada bir bacaklarınızı uzatarak
dinlenin. Bu egzersiz belinizin incelmesi ni sağlayacaktır. |
 |
|
Sırtüstü yere yatın ve
kollarını zı yana doğru açın. Daha sonra kollarınızı çapraz
olarak üst üste getirirken soluk verin. Ağır ağır indirirken ise
derin bir soluk alın. Nefes alıp vermenizi ağır ağır ve kontrollü
olarak yapmanız gerekir. Soluk verirken karın kaslarınızı içeri çekin.
Bu hareket kan dolaşı mınız için yararlıdır. |
 |
|
Sırtüstü yatın.
Bir bacağınız vücudunuzun üzerine doğru çekin. Ellerinizle sıkıca
kavrayarak göğsünüze yanaştırmaya çalışın. Kalça ve karın
kaslarınızı gererek sırtınızın alt kısmını yere bastırın. Doğrulun,
dinlenin. Hareketi diğer bacağınızdada deneyin. |
 |
|
Sırtüstü yere
yatarak dizlerinizi kırın. Ayaklarınız yere basık ve kollarınız
yana açık olsun. Bu durumda vücudunuzu omuzlarınızla destekleyerek
kalçanızı yerden yükseltmeye çalışın. 6' ya kadar sayarak yüksekte
tutun. Başlangıç pozisyonunuza dönerek dinlenin. |
 |
|
Sırtüstü yere
yatarak dizlerinizi kırın, ayaklarınızı bitiştirin. Başınızı
kaldırın ve belinizden itibaren vücudunuzu öne eğin. Ellerinizle
dizlerinize dokunurken karnınızı içeri çekin, başınızı ve kollarınızı
indirin. |
 |
|
Sırtüstü yere
yatıp bir bacağınızı vücudunuzla bir dik açı oluşturana kadar
kaldırın. Aynı hareketi öbür bacağınızla tekrarlayın. Kendinizi güçlü
hissettiğiniz anda iki bacağınızı birden kaldırmaya çalışın. |
 |
BEBEĞİNİZİN
BAKIMI :
Bebek için hazırlanan oda temiz, rahat ve güvenli olmalıdır.
Bebeğinizin rahat uyumak için minik bir karyolaya veya beşiğe ihtiyacı vardır.
Kaliteli bir şilte de onun kemik yapısının sağlıklı gelişimine
destek olacaktır.
Bebek odasında aşağıdaki
eşyaların bulunması gerekir :
-
6 pamuklu veya
müslin çarşaf
-
4 şilte muşambası
-
4 battaniye
(iklim ve mevsimine göre pamuklu veya yün)
-
Bebek banyosu
-
Büyük ve küçük
banyo havluları
-
Bebek bezi
kovası
-
Pediatrik
derece
BEBEĞİNİZİ
NASIL TUTACAKSINIZ : Boyun kasları henüz yeterince güçlü olmadığından,
bebek üç aylık olana kadar başını dik tutamaz. Onu kucakladığınızda sırtını
ve başını desteklemeyi unutmayın. Bebeğinizi dikkatlice kucağınıza aldığınız
zaman kol ve bacaklarını serbestçe hareket ettirmek isteyeceğini aklınızdan
çıkarmayın.
BEBEĞİN
UYKUSU :
Karnı doyan, altı değiştirilen, yıkanan ve giydirilip gazı çıkarılan
bir bebek, günün büyük bir bölümünü uykuda geçirir. Bazı bebekler görünürde
hiç bir neden olmadığı halde uzunca bir süre uyanık kalırlar. Hiç endişelenmeyin,
bırakın bebeğiniz kendi uyku süresini kendi kararlaştırsın. Karnını her
doyuruştan sonra yatırarak onu belli bir uyku düzenine alıştırabilirsiniz.
Genellikle ilk
birkaç aydan sonra bebekler tüm gece boyunca uyumaya alışırlar.
Bebeğiniz, yüzüstü yatmayı tercih edebilir. Ama günümüzde bebeğin başının
yassılaşmasını önlemek için, yatış pozisyonunun zaman zaman değiştirilmesi
önerilmektedir. Uyurken bebeği sık sık kontrol ederek nefes almasını
engelleyecek bir sorun bulunup bulunmadığını inceleyin. Sırt üstü
yatarken kusan bebek boğulma tehlikesi ile karşılaşabilir.
BEBEĞİNİZLE
İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER : Her sağlıklı bebek serbestçe hareket
etme arzusu duyar. Kollarını rahatça oynatması, bacakları ile sağa sola
tekmeler atması onun kaslarını güçlendirir.
Bu tür hareketler
kan dolaşımını ve metabolizmayı da olumlu yönden etkiler. Kollarını ve
bacaklarını rahatça hareket ettirebilmesi için hafif giydirmeye ve üzerine
ağır örtülerle örtmemeye özen gösterin. Yatağının da, rahatça hareket
edebilmesini sağlayacak genişlikte olmasına dikkat edin.
İyi havalarda
zaman buldukça bebeğinizi dışarı çıkarın. Temiz hava ikinize de iyi
gelecektir. Bebeğinizin iştahını açacak, vücudunun ısı değişikliklerine
alışmasını sağlayacaktır.
Çocuğunuzu güneşe
çıkarmayı ihmal etmeyin, ama onu güneşte bıraktığınız süreye dikkat
edin. Yeterli süre güneşte kalması onun güneş ışınlarındaki D
vitamininden yararlanmasını sağlayacak, fazla kalması ise ona acı verecek
ve yanıklara yol açabilecektir. Güneşe çıkarken yanınıza bebeğiniz için
bir şapka almayı unutmayın.
BEBEĞİNİZİN
ALTINI DEĞİŞTİRİRKEN NELERE DİKKAT ETMENİZ GEREKİR? : Yaşamının
ilk birkaç yılında, bebeğinizin en büyük ihtiyacı hiç şüphesiz bebek
bezleri olacaktır. Bu nedenle, bezleri nasıl değiştireceğinizi ne kadar iyi
öğrenirseniz bebeğinizin de o kadar rahat etmesini sağlamış olursunuz.
Bebek bezlerinde
bazı özellikler aranmalıdır. Bunların en önemlisi, her türlü ıslaklığı
tamamen emerek bebeğin altının pişmesini önlemesidir. Bunun dışında
hijyenik olmaları ve bebeğin hareketlerini kısıtlamamaları
gerekmektedir.
Günümüzde
kullanılıp atılabilen bebek bezleri bu niteliklerin hepsine sahiptir. Bu
bezlerin özel tek taraflı tabakası, ıslaklığın ara astar tabakasınca
emilip dışa sızmamasını sağlar. Plastik alt tabaka ise, bebeğin altını
kuru tuttuğu gibi lastik külot giymesini gereksiz kılar. Bu tür bezlerin çeşitli
boy ve kalınlıktaki tiplerini piyasa da kolaylıkla bulabilirsiniz. Atılabilen
bezler size pahalı geliyorsa havlu bezler kullanabilirsiniz.
Çocuğunuzu pişiklerden
korumak ve rahat ettirmek için altı ıslanır ıslanmaz bezini değiştirmeniz
gerekir. Beslenme öncesinde ve sonrasında bez değiştirmenin çoğu zaman pişikleri
önlemede yeterli olduğunu göreceksiniz. Bebeğinizin teni aşırı düzeyde
hassas ise daha sık bez değiştirmeniz gerekebilir. Bez değiştirme sırasında
aşağıdaki malzemeleri el altında bulundurun;
-
Havlu
-
Yumuşak bir
silecek
-
Ilık su
-
Pamuk
-
Bebek yağı /
bebek merhemi
-
Bebek losyonu,
bebek pudrası veya kremi
-
Bez kovası
-
Çengelli iğne
(gerekiyorsa)
-
Lastik külot
(gerekiyorsa)
-
Temiz ara bezi
Bebeğinizi temiz
havluya yatırarak kirlenmiş bezini çıkarın. Bebeğinizin cildi fazla hassas
değilse jenital bölgeyi önden arkaya doğru (özellikle kız çocuklarında
enfeksiyonu önlemek açısından) ılık su ile yıkayın. Sonra yıkadığınız
bölgeyi yumuşak hareketlerle tamamen kurulayın. Bebek losyonu veya pudra sürün.
Bebeğinizin cildi
hassas ise jenital bölgeyi temizlemek için pamuk veya bebek yağı kullanın.
Bebek daha önce kakasını yapmışsa, kakayı bebek bezi ile aldıktan
sonra bebeğin poposunu bebek sabunu ile yıkayın. Ilık su ile durulayın.
Fazla yağı pamukla aldıktan sonra cilt üzerine ince bir tabaka bebek kremi sürün.
Temiz bebek bezini
bebeğin kaba etleri altına sererken idrarı emecek ara bezinin kalın kıvrımının
erkeklerde önde, kızlarda ise arkada olmasına özen gösterin.
Şimdi bebek
bezini bebeğinizin bacaklarının üst kısmına doğru çekip her iki yandan
yapışkan bantlarından tutturun. Havlu bebek bezlerinin hemen çalkalanıp yıkanması
gerekir. Bunlar diğer çamaşırlarda kullanmadığınız -ayrı- bir leğende
sadece asitsiz sabun kullanarak yıkayın. Birkaç kez durulayın ve
bakterilerin ölmesini sağlamak için kaynatın veya özel bebek temizleme
maddesiyle steril edin.
BEBEĞİNİZİN
BANYOSU : Bebeğinizin banyo saatlerini programlamak elinizdedir. Sabah
doyurmadan önce, akşamları ise daha rahat uyuyabilmesi için yatırmadan önce
onu yıkayabilirsiniz. İlk birkaç hafta boyunca göbeği henüz tam iyileşmediği
için bebeğinizi süngerle yıkamayı tercih edin. Bebeğinizi soymadan önce
odanın yeterince ısınmasını sağlayın. Bebeği hava akımından korumak için
kapı ve pencereleri kapayın, ellerinizi dikkatle yıkayın ve gerekli tüm
temizlik malzemesini hazır bulundurun, bunlar;
-
Sıcak su dolu
küvet (36° C - 37° C / 97-99°F arası)
-
Bebek
termometresi
-
Yumuşak bebek
sabunu
-
Yumuşak
temizleyici bez
-
Bebek şampuanı
-
Pamuk
-
Bebek kremi,
losyonu, pudrası
-
Küçük bir tırnak
makası
-
Bebek saç fırçası
ve tarağı
-
Temiz bebek
bezi, çengelli iğneler (gerekli ise)
-
Bebeğin
giysileri
a)
SÜNGER
BANYOSU : Bebeğinizi süngerle yıkarken onu küvette nasıl tutmanız ve
çevirmeniz gerektiği konusunda tecrübe kazanırsınız. Bebeğinizi yıkamadan
önce ellerinizi iyice yıkayınız.
Bebeğinizi temiz
bir havlu, bez değiştirme minderi veya bez değiştirme masası üzerine yatırın.
Onu soyun ve jenital bölgesini yumuşak hareketlerle silip temizleyin. Burnunu
ve kulaklarını ise nemli bir pamukla temizleyin, parmaklarınızı bebeğin
burnuna ve kulaklarına sokmaktan kaçının. Yüzünü sadece su ile silin. Gözlerini
temizlemek için her göze ayrı pamuk kullanın. Ilık suya batırılmış pamuğu,
bebeğin göz kapağının burna yakın olan dış köşesine doğru sürerek göz
kapaklarını temizleyin.
Yeni doğmuş bebeğinizin
banyosu için, sadece kaynatılmış su kullanın. Bebeğin başını yıkarken,
başını ve boynunu kolunuzla destekleyin ve sadece, asitsiz bebek sabunu veya
bebek şampuanı kullanın. Durulamayı saf su ile yapın ve bebeğin gözlerine
sabun köpüğü ve su kaçırmaya dikkat edin.
b)
BEBEĞİN KÜVETTE YIKANMASI : Küveti yarısına kadar (37°) sıcak
su ile doldurun. Suyun ısısını dirseğinizle kontrol edin. (Suyun bebeği
rahatlatacak derecede ısıtılmış olması, fakat hiçbir zaman fazla sıcak
olmaması gerekir) Bebeğinizi daha önce tarif ettiğimiz gibi kavrayarak yavaş
yavaş suya sokun. Onun suya alışmasını ve banyo yapmaktan hoşlanmasını
sağlayın.
Bebeğinizi tıpkı
süngerle yıkadığınız biçimde yıkayın. Fakat küvet banyosunda jenital bölgeyi
daima en son temizlemeniz gerektiğini unutmayın. Banyoya, bebeğinizin vücudunun
ön tarafını yıkayarak başlayın. Kulaklarına su kaçırmamaya özellikle
dikkat edin. Göbek bölgesini temizlerken bebeğin henüz çok nazik ve hassas
olan göbeğini tahriş etmemeye özen gösterin. Göbek, doğumdan iki hafta
sonra düşecektir. O zamana kadar göbeği ıslatmamaya çalışın. Bebeğinizin
vücudunun ön tarafını temizledikten sonra onu dikkatle yüzüstü çevirerek
sırtını yıkayın.
Bebeğinizi büyük
bir havluyla sarıp tekrar bez değiştirme masasına yatırın. Yumuşak
hareketlerle kurulayın, pudralayın, giydirin ve saçlarını fırçalayın.
El ve ayak tırnaklarını, bebeğinize özel bir tırnak makası ile kesin.
Yeni doğan bir
bebeğin banyo süresi 3 - 5, daha büyüklerinki ise 5 - 10 dakika arasında
olmalıdır.
BEBEĞİN GİYİMİ
: Devamlı dönmesi, elini kolunu oynatması, hiç uslu durmaması
nedeniyle bebeğinizi giydirmenin çok zor olduğunu düşünüyorsanız en
sevdiği oyuncakla, bir müzikli kutuyla veya şarkı söyleyerek onun dikkatini
çekmeye çalışın. O zaman uslu uslu giyindiğini göreceksiniz ...
Bebeğinizin gardırobunda
bulunması gereken çamaşırlar;
-
Kumaştan veya
atılabilir türden üç veya dört düzine bebek bezi
-
İri çengelli
iğne (gerekli ise)
-
4 - 6 adet
lastikli külot (gerekli ise)
-
12 adet gömlek
(kollu ve kolsuz)
-
4 - 6 adet
gecelik
-
4 - 6 adet
mama önlüğü
-
2 adet tulum
-
2 adet başlık
-
2 çift kısa
veya uzun çorap
-
2 battaniye,
pike ve faniladan dikilmiş pelerin
Bebeğinizin
Sağlığı
Bebeğinizin
bedensel ve ruhsal gelişiminin sağlıklı sürmesi için, onu düzenli biçimde
doktora veya çocuk kliniğine götürünüz. Bebeğinizin davranış ve gelişmesi
ile ilgili kuşkularınızı derhal doktoruna bildiriniz.
Doktorunuz, aşılar
konusunda size yeterli bilgiyi verecek ve zamanlamasını yapacaktır. Aşılar,
çocuğunuzu bulaşıcı hastalıklardan korur. Bebeğinize yapılan aşıları
tarihleri ile bir liste halinde yazıp saklayın. Bu liste her başvuru kaynağı
olarak çocuğunuzun sağlığı açısından büyük önem taşır.
Bebeğin vücut ısısı
onun sağlıklı mı yoksa hasta mı olduğunu belirleyen önemli bir göstergedir.
Çocuğun vücut ısısı genellikle 37.5°C ile 37.8°C arasında oynar. Günün
saatlerine göre değişen bu ısı sabah daha düşük, öğleden sonra daha yüksek olur.
Huzursuzluk ve
huysuzluk da bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Böyle durumlarda bebeğinizin
ateşine bakın ve 37.8°C yi geçiyorsa hemen doktorunuzu arayın.
Çocuğun ateşi
en iyi biçimde makattan ölçülür. Bunun için unu yüz üstü dizlerinize
yatırın. Dereceyi silkeleyerek cıva basıncını 37.5°C altına düşürün.
Dikkatle bebeğinizin makatına sokun ve orada üç dakika bırakın. Aynı süre
içinde de bebeğinizi kavramayı da sürdürün!
AĞLAMA
:
Bir bebeğin derdini
anlatabilmek için başvuracağı tek çare ağlamaktır. Bebekler
genellikle sebepsiz ağlamazlar. Böyle bir durumda onu yalnız bırakmanız doğru
olmaz. Acıktığı, susadığı, karnı ağrıdığı veya gazı olduğu için
ağlıyor olabilir. Belki de onu ağlatan neden, altını ıslatmış olması,
pişikleri, yorgun düşmesi veya ateşinin çıkmış olmasıdır. Tabii bazen
de, sadece ilgi çekmek için ağlayabilirler. Hiç merak etmeyin, bir zaman
sonra onun neden ağladığını kolayca anlayacaksınız.
DİŞ
ÇIKARMA :
Yirmi süt
dişinden ilkinin çıkmak üzere olduğunun belirtilerini, bebeğin 5. ayı ile
8. ayı arasında fark edebilirsiniz. Bebekler daha önce de diş çıkarabilirler,
ama ilk diş bir yaşına kadar bile çıkmasa bile sabırsızlanmayın, telaşlanmayın.
Dişler genellikle ağrısız çıkarlar. Ama bu dönemde, bazı çocukların
huysuz ve keyifsiz olduğu görülür. O zaman bebeğinize diş etlerini kaşıyıp
rahatlaması için lastik bir halka, bir havuç veya bisküvi verin. Ateş ve
ishal, diş çıkarmanın tipik belirtisi değildir, bu tür durumlarda olayı
diş çıkarmaya yormayın, derhal doktorunuza başvurun.
İSHAL
:
Bakteriyel veya virütik
enfeksiyonların neden olduğu ishal, bebeklik çağında en çok rastlanan hastalıklardan biridir. İshalin en önemli belirtileri; sulu dışkı,
midede gaz toplanması, önemli miktarda su ve mineral kaybına yol açan
kusmalardır. Doktorunuza, ishal sırasında bebeğin neler yemesi gerektiğini
sorun. Ağır vakalarda size, su ve mineral kaybının karşılanması için
bebeğinize glikoz-elektrolit solüsyonu vermenizi önerecektir. İshalin ağırlık
düzeyine göre bu solüsyonu bir kaç saat süre ile vermek gerekir. Bebeğinizi
emziriyorsanız, ishal sırasında onu emzirmeye devam etmeniz daha da önem
kazanır.)
Bebeğinizi
Emzirme
Bir bebeği
beslemek için seçilecek en doğal ve en doğru yol onu emzirmektir. Anne
sütü bebeklerin gelişebilmeleri için gerekli tüm besinleri içerir., bulaşıcı
hastalıklara karşı ona bağışıklık kazandırır. Emzirme, aynı
zamanda, anne ile çocuk arasında, çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı gelişmesini
etkileyen yakın bir ilişkinin doğmasına yardımcı olur. Anne için ise,
gerek fiziksel gerek ruhsal dengenin korunması açısından büyük önem taşır.
Bebeğin emme hareketi kanda süt üretici hormonların serbest dolaşımını
sağlar. Bu da, süt bezlerinin faaliyetlerini canlandırmanın yanı sıra
rahmin de normal haline dönmesini hızlandırır. Emziren annenin vücudu,
emzirmeyen annelere oranla daha hızlı doğum öncesi ölçülerine döner.
BEBEĞİNİZİ
NASIL EMZİRECEKSİNİZ? : Emzirme zamanlarını, kendiniz için en uygun ve
dinlendirici olan saatlere göre programlayın. Bebeğinizi emzirirken size en
rahat gelen duruşu benimseyin.
İlk bir kaç gün,
yana doğru yatıp bebeğinizi kolunuzun üzerine yaslayıp emzirmek size rahat
gelebilir. Daha sonra bir koltukta oturarak sırtınızı yumuşak bir yastığa,
ayaklarınızı da bir tabureye dayayarak bebeği emzirmeniz daha çok hoşunuza
gidecektir. Bebeği emzirmeye başlamadan önce ellerinizi sıcak su ile yıkayın.
Göğüs uçlarınızı temizleyin. Bebeğe önce bir memenizi verin ve 10
dakika emzirin, sonra diğerini vererek 10 dakika daha emzirin. Bir sonraki
emzirmeyi, bebeğin en son emdiği göğüsten başlatın.
Bebekler iç güdüsel
olarak meme emmeyi bilirler, ama ilk günler meme ucunu bulmakta güçlük çekebilirler.
Göğsünüzün ucunu başparmağınızla orta parmağınızın arasına alıp
bebeğin ağzına verip ona yardımcı olun. Bebeğinizi 20 dakikadan fazla
emzirmeyin. Bebeğinizin memenizi bırakmasını sağlamak için parmağınızı,
meme ucuna ve bebeğinizin ağzının köşesine aynı anda hafifçe bastırın.
Genellikle bebeğiniz doyduğuna kendisi karar verip memenizi bırakacaktır.
EMZİRME
SAATLERİ : Hastanede, bebekler genellikle 4 saatte bir emzirilir. Eve döndükten
sonra bebeğinizin emzirilme saatlerini onun beslenme ihtiyaçlarına göre
kendiniz ayarlayabilirsiniz. İlk haftalarda bebeğinizi 2-3 saatte bir, hatta
gece bile emzirmeniz gerekebilir. Genellikle doğduktan 4 veya 6 hafta sonra
bebekler 4 saatte bir emzirilir. Daha sonra ise günde 5 kez emzirilme onlara
yeterli olacaktır. Göğüs her defasında bir doyumluk sütü kendiliğinden
otomatik olarak üretir.
ANNE
SÜTÜNÜN OLUŞUMU : Emzirmenin başladığı ilk günlerde göğüsten
"colostrum" denilen sarımsı bir sıvı akar. Bağışıklık sağlayan
maddeler bakımından çok zengin olan bu sıvı, bebeğinizi çeşitli bulaşıcı
hastalıklardan korur. Ayrıca, hafif bir müshil etkisi yaparak bebeğin bağırsaklarının
boşalmasına ve sütü sindirmeye hazır hale gelmesine yardımcı olur.
Bebeğinizin, meme
emmesi göğüslerinizi daha fazla süt üretmek üzere harekete geçirir
ve vücudunuzun, sütün "oturmasını" sağlayan hormonu salgılamasını
gerçekleştirir. Bu hormon ayrıca, rahmin doğum öncesi halini almasını hızlandırır.
MEMEDEN
KESME : Bebeğinizin,
ana sütünün yanı sıra katı gıdalara da gereksinimi vardır. Bebeklerin çoğu
doğduktan 4 ay sonra katı gıdalarla beslenmeye hazırdırlar. Onları katı gıdalara
yavaş yavaş alıştırmak gerekir.
Bebeğinizin
Katı Besinlere Alıştırılması
Yaşamının ilk 4
- 6 aylık döneminde, anne sütü ve kullandığınız ilk bebek maması bebeğinizin
beslenme gereksinimini karşılamaya yeterlidir. Bebeğiniz büyüdükçe
beslenme ihtiyacı da artar. Bebeğinize takviyeli besinler vermeniz gerekir.
Bebeğin, tahıl
gibi katı besinlere alıştırılması, onun artan beslenme ihtiyacını karşılamanın
yanı sıra bebeğin katı besinleri çiğneyip yutmayı öğrenmesini de sağlar.
Katı besin maddelerine alışması, bebeğin, erişkinlere özgü
beslenme rejimine doğru attığı ilk adımdır.
Buna karşın
anne sütü, süt ve bebek mamaları yine de ilk yılın ikinci yarısında bebeğin
en önemli beslenme kaynağı olmaya devam eder. Bebeğinize günde en az 500
ml. süt içirin.
Bebeğinizi katı
besin maddelerine alıştırırken, her gün bunlardan bir çeşidi az miktarda
verin. Ona, alışık olmadığı bu yeni besinleri, açken ve sütünü emmeden
önce yedirin. Miktarı, bu tür besinleri sevmeye başlayana kadar yavaş yavaş
arttırın. Sonunda, bebeği, bir mama saatinde sütle, onu izleyen mama
saatinde ise muhallebi türü (veya katı) besin maddeleri ile beslemeye başlayın.
Piyasada çok çeşitli,
meyveli, sebzeli, çikolatalı, fındıklı, fıstıklı, sütlü vs..
muhallebileri bulacaksınız. Başlangıçta, bunların glutensiz olanlarını
(pirinç veya mısır unu ile yapılanlar) tercih edin. Daha sonra bebeğinizi
glutenli (buğday, arpa veya yulaf unuyla hazırlanan) muhallebi ve mamalara alıştırabilirsiniz.
Bebeğinizi, katı
besinlere alıştırırken sabırlı olun. Emmeye alışık bebeğiniz kaşık
mamalarını ve katı besinleri yadırgayabilir. Bebeğiniz bu yeni yiyecekleri
reddeder., ağzına verilen lokmayı tükürüp çıkarırsa onu zorlamayın.
Ertesi gün yeniden deneyin.
Yepyeni bir besini
ilk kez yedikten sonra bebeğinizde ürtiker veya ishal başlarsa ona bu besini
vermekten bir süre vazgeçin. Bebeğinizi ev yemeklerine alıştırırken, çok
fazla tuz, şeker veya her türlü baharatın onun sağlığı için zararlı
olduğunu unutmayın. Onun yemeklerini pişirdiğiniz kapların çok temiz olmasına
dikkat edin. Çocuklar için özel olarak hazırlanmış konserveler dışındaki
konservelerden kaçının. Bunlar ya çok tuzlu yada çok şekerlidir. Taze
sebze ve meyveleri tercih edin. Bebeğinize yiyebileceğinden fazlasını
yedirmeye çalışmayın. Başlangıçtaki katı gıdaları püre halinde verin.
Dişleri çıkmaya başlar başlamaz ona çiğnemesi gereken besinleri
verebilirsiniz. Çiğnemek, onun diş etlerini ve yeni çıkmakta olan dişlerini
güçlendirecektir.
Yaşadığınız bölgenin
iklimi sıcaksa veya bebek ateşli ise susuzluğunu gidermek için yemek aralarında
bebeğinize süt vermeyin. Su, meyve suyu veya bitki sularını tercih edin.
Bebek hafif bir mide bozukluğu geçiriyorsa veya çok gazı varsa ona ıhlamur
veya rezene çayı içirin.
AŞI TAKVİMİ
|
AŞI |
YAPILMA
ZAMANI |
AÇIKLAMALAR |
|
HB |
Doğumda |
HB (Hepatit B aşısı):
Hepatit B (sarılık) hastalığına karşı korur. |
|
HB |
1. Ayda |
HB (Hepatit B aşısı):
Hepatit B (sarılık) hastalığına karşı korur. |
|
BCG+DBT+Polio+Hib |
2. Ayda |
BCG (Tüberküloz aşısı): Tüberküloz
(verem) hastalığına karşı korur. |
| DBT+Polio+Hib |
3. Ayda |
DBT (Difteri, boğmaca, tetanoz
aşısı, karma aşı): Difteri, boğmaca ve tetanoza karşı korur. |
|
DBT+Polio+Hib |
4. Ayda |
Polio (Çocuk felci aşısı): Çocuk
felci hastalığına karşı korur. |
| HB |
6. Ayda |
HB (Hepatit B aşısı): Hepatit B
(sarılık) hastalığına karşı korur. |
|
Kızamık |
9-12.
Ayda |
Kızamık hastalığına karşı
korur. |
| MMR (KKK) |
15. Ayda |
Kızamık, kızamıkçık, kabakulak,
hastalıklarına karşı korur. |
|
DBT+Polio |
16-24.
Ayda |
|
| DT+Polio+BCG |
İlköğretim
1.Sınıfta |
DT (Difteri-Tetanoz Aşısı):Difteri
ve tetanoz hastalıklarına karşı korur. |
|
T+BCG |
İlköğretim 5.
Sınıfta |
T (Tetanoz Aşısı): Tetanoz
hastalığına karşı korur. |
| T |
Lise 1.
Sınıfta |
|
|
BCG |
Lise 3.
Sınıfta |
|
İlk
Yıl Boyunca Bebeğinizin Gelişmesi
Hiçbir çocuğun
gelişmesi bir diğerininkine benzemez. Buradaki listede bir bebeğin ilk 12 aylık
dönemde göstereceği gelişmeler genel olarak ele alınmıştır. Her bebeğin
bir kişiliği olduğunu unutmayın. Bu nedenle, buradaki bilgiler bebeğinizin
gelişmesine harfiyen uymuyorsa hiç endişelenmeyin.
Bazı bebekler bazı
hareketleri yaşıtlarından daha önce yapmayı başarırlar. Ancak bebeğinizin
gösterdiği gelişme, verilen örneklere hiçbir biçimde uymuyorsa bu durumu
doktorunuza bildirin.
İLK
GÜNLER :
Yeni doğmuş
bir bebek günün büyük bölümünü uyuyarak geçirir ve ancak acıktığında
uyanır.
İLK
AY :
Gölgeleri görmeye
başlar. Sesleri, örneğin zil sesine tepki gösterir. Dikkatini çeken bir
cisme bir kaç dakika gözlerini dikebilir.
İKİNCİ
AY :
Genellikle ikinci
ayın sonuna doğru bebeğiniz aşina yüzleri tanımaya başlar ve ilk kez gülümser.
Gün boyunca daha uzun süreler uyanık kalır ve tüm geceyi uyuyarak geçirmeye
başlayabilir.
ÜÇÜNCÜ
AY :
Yüzüstü
yatarken kısa bir süre başını kaldırıp dik tutabilir. Bir yandan diğer
yana dönmeyi başarabilir. Sık sık gülümser ve agucuklar yapar.
DÖRDÜNCÜ
AY :
Oyuncaklardan hoşlanacağı
dönem başlamıştır. Kendisine uzatılan her şeyi yakalamak ister. Bir süre
elinde tutar veya ağzına götürür. Parlak renkleri çok sever. Hareketleri gözleri
ile izler. Konuşmaları basit sesler çıkararak taklit eder. Bundan bıktığında
ise sese karşı tepki gösterir. Onu yavaş yavaş katı besinlere alıştırmaya
başlayabilirsiniz.
BEŞİNCİ
AY :
Artık bebeğiniz
her istediği yöne rahatça döner ve başını kolayca dik tutar. Arkasına
destek konulursa uzun süre oturabilir. Gözleri ile tüm hareketleri, özellikle
el hareketlerini izlemeyi sever. Diş çıkarmaya başlayabilir.
ALTINCI
AY :
Bebeğinizin
kilosu doğduğu günün iki katına ulaşmıştır. Kimsenin yardımı olmaksızın
oturmaya çalışır ve ilk kez emeklemeye başlayabilir. Kendisine verilen şeyleri
bir elinden diğer eline geçirmeye, her bulduğunu ağzına almaya bayılır.
Bardağını elinde tutarak içindekini içmeyi becerir.
YEDİNCİ
AY :
Bebeğiniz artık
ortalıkta emeklemeye alışmıştır. Bu nedenle çevresinde tehlikeli
olabilecek hiçbir şey bulundurmayın. Bu arada büyük bir marifetle
"mama" "baba" "anne" gibi kolay sözcükleri sıralamaya
başlayacaktır. Bu dönemde en sevdiği yiyecekler, bisküviler, gevrekler ve
meyvelerdir.
SEKİZİNCİ
AY :
Doğrulup ayağa
kalkmaya çalışır. Yorulmadan ve desteğe gerek duymadan daha uzun süreler
oturabilir.
DOKUZUNCU
AY :
Bir eliyle destek
alarak veya hiç almadan ayakta durabilir. Eliyle destek alarak çevreyi hiç
yorulmadan süratle emekleyerek dolaşır.
ONUNCU
AY :
İki elinden
tutulduğunda bir kaç adım atmaya başlayabilir. Basit sözcükleri anlar ve
taklit etmeye çalışır. Yabancılara karşı çekingendir. Baş parmağı ve
işaret parmağıyla cisimleri kaldırabilir.
ONBİRİNCİ
AY :
Bebeğin çok
hareketli olduğu bir dönemdir. Bir süre tek başın oynamaktan zevk alır,
eskisi kadar uzun süreli uyumaz. Çorap ve patiklerini tek başına giymeye ve
çıkarmaya çalışır. Oturduğu yerden kalkar, bir süre ayakta durur ve yine
yerine oturur. Kaşıkla yemek yemeye çalışır. Bazı sözlerini anlamak mümkündür.
"Yapma" sözünün anlamını öğrenir.
ONİKİNCİ
AY :
Tek başına ilk
adımlarını atmaya başlar. İstendiğinde, oyuncaklarını verir ve geri alır.
Çevresindekilerin kendisini dinlemesine bayılır. Sözcük dağarcığı
zenginleşir. Sözleri anlaşılır olmaya başlar.
|