|
Başarılı, kendine güvenen, saygılı, iyi eğitimli ve mutlu
çocuklar yetiştirmek ... İşte tüm anne ve babaların en büyük hayali.
Size sunacağımız altın öğütlerle bu hayatınızı gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
Çocuk yetiştirmenin tarifini mi istiyorsunuz? Verelim öyleyse
... Bu büyük bir porsiyon pedagoji, ve psikolojinin içine biraz otorite katın.
Bu karışımı sevgi ve övgüyle yoğurun ... Sonra bunu çocuğunuza verin.
Miktarı her çocuğa göre değişebileceğinden size belli bir ölçü
veremeyeceğiz. Sadece her çocuğun farklı bir birey olduğunu unutmayın
yeter. Çocuğunuz daha bebekken kendi kişiliğini geliştiriyor.
İsterseniz yukarıdaki tarifi biraz daha açalım ve size mükemmel
anne babalığa giden o yorucu yolu kolaylaştıralım ...
1- Ona sınırsız sevgi verin :
Bunu yazmamıza gerek yok mu? Siz zaten yeterince çocuğunuzu
seviyorsunuz! Hem de şartsız, kuralsız, hiçbir şey beklemeden ... Çok
normal, çocuğunu sevmeyen anne baba olamaz zaten. Ama bu sevgi sürekli
kontrol altında tutulmalı ve paylaşılmalı. Sevgiyle oyun oynanmaz! Bilinçli
bir şekilde ihmalkarlık yada ceza olsun gibi nedenlerle çocuğunuza olan
sevginizi zaman zaman azaltma lüksünüz yok!
Bazen çocuğunuza aşırı sinirlenip onu bırakıp kaçmak
isteyebilirsiniz ama sevginizde hiçbir zaman azalma olmaz. Çocuğunuz, onu her
zaman aynı derecede sevdiğinizi bilmelidir. Ancak bu şekilde size güvenebilir
ve kendini yanınızda güvende hisseder. Bu iki duygunun, çocuğunuzun gelişimi
ve eğitimi için çok önemli olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın. Sevgi,
sıcaklık, güven de tıpkı yemek ve içmek gibi çocuğunuzun temel ihtiyaçları
arasında yer alıyor. Bunları onlara yeterince verdiğinizde, eğitimde hiçbir
şey ters gitmez.
2- Ona inanın ve güvenin :
Reşit olana kadar çocuğunuzun kendine bakamayacağı ve o yaşa
gelene kadar aklının bilgilerle tıkabasa doldurulması gerektiği fikrinden
artık vazgeçin. Çocuğunuzun bazı özel yetenekleri olduğuna güvenin ve
onu bu yeteneğini geliştirmesi için destekleyin.
Genellikle çocukların becerileri hafife alınır. 4 yaşındaki
çocuğun tek başına kibrit yakamayacağından eminizdir. Yada 6 yaşındaki
bir çocuğu, hava durumundan veya yemeklerden söz ederken ciddiye almamak
konusunda kararlı davranırız. Kendi düşüncelerimiz her zaman kusursuzdur!
Çoğu zaman anne babalar çocuklarına o kadar güvensiz davranırlar ki, çocuk
ergenlik dönemine gelse bile tencereden tabağına yemek alamayabilir. Çünkü
bunu onun için her zaman annesi yapmıştır.
Bir gün her şeyi çocuğunuz için yapmaktan sıkıldığınızda
onu birdenbire düzensizliğin ve yalnızlığın içinde, tek başına bırakıverirsiniz.
Peki sonuç? ... Çocuklarınız şaşkın, sudan çıkmış balık misali!...
Belki bu tabir size kötü gelecektir ama, çocuğunuza güven duyabilmek için
biraz daha sert olmalısınız. Çocuklarınıza kendi kararlarını vermeleri,
sorunlarını çözmeleri ve düşüncelerini dile getirmeleri için cesaret aşılamalısınız.
Çok fazla tehlike yaratmayan olayların sonuçlarını yaşamaları için
onlara güvenin, inanın.
3- Dayanıklılığını arttırın :
Bazen sınırlar koymakta zorlanabilir yada korumasız çocuğunuzu
kendi yetişkin -bencil- iradenize uyması için teşvik ederken suçluluk
duyabilirisiniz Ancak, onun tüm isteklerini yerine getirmekle çocuğunuzun
gelişimine katkıda bulunmuyorsunuz. Çocuklar kurallara gereken değeri
veriyorlar. Çünkü kurallar onları olgunlaştırıyor. Sınır ve kurallarla
karşı karşıya kalmayan çocuk, kendini hiçbir zaman gerçek anlamda özgür
hissedemez. Öyleyse anne ve babalar, çocuklarına neleri doğru neleri yanlış
bulduklarını söylemeli ve söylediklerinde tutarlı davranmalı. Çocuklar
kendi kararlarını verebilmeli. Tabii üç yaşındaki bir çocuktan da görgü
kurallarını tek başına öğrenip bunları uygulamasını beklemek doğru
olmaz. Bu nedenle insanların arasında burun karıştırmanın doğru olup
olmadığı sonucunu kendisinin çıkarmasını ondan istememelisiniz. O her
zaman sizden bir uyarı ister.
4- Ekip olarak çalışın :
Anneler, çocuklarının en küçük bir sorununda ortalığı
ayağa kaldırıyor ve kendilerini çocuklarına adıyorlar. Amaçları ise
belli; onları her türlü tehlikeden koruma isteği. Babalar ise çocuklarına
ara sıra tehlikeye atılmaları gerektiğini söylüyor. Onlara yüksek yüksek
bir yerden atlamaları için cesaret veriyor, kendi sorunlarını çözümlemeleri
için çocuklarına özgürlük tanıyorlar. Çoğu ailede bu böyle Tabii
roller bazen değişebiliyor, ancak bu o kadar önemli değil. Burada asıl önemli
olan nokta, çocukların anne ve babalarının değişik istek ve düşüncelerinden
yararlanmaları.
Aynı eğitim amaçları ve bu amaçlara ulaşmak için kullanılan
farklı eğitim tarzları ekip çalışmasının ana kuralını oluşturuyor. Eşiniz
ve siz çocuğunuzun korkmadan futbol maçını mı yoksa filmi mi izleyeceğini
yada cumartesi akşamı geç mi erken mi yatacağını tartışabilirsiniz.
Ancak televizyonu saçma buluyor ve çocuğunuza televizyon izlemesini
yasaklamak istiyorsanız, sorunlar ortaya çıkabiliyor. Eşiniz ve siz tamamen
zıt fikirleri savunuyorsanız, öncelikle aranızda bu sorunları çözümlemelisiniz.
Çünkü fikir ayrılıkları çocukların aklını karıştırıyor, çocuk
anne babasının istekleri arasında seçim yapmakta zorlanıyor.
5- Ona uğraşılar bulun :
İyi bir aile hayatına sahip olmak, her şeyi birlikte
yapmak anlamına gelmiyor. Herkesin kendine özel uğraşları bulunmalı. Çocuğunuza
hobi edinmesi için yardımcı olun. Çocuğunuz böylece bir şeyle
ilgilenmenin ve uğraşmanın ne kadar eğlenceli olacağını keşfedecek. Hobi
edinmesi için çocuğunuza birçok alternatif sunun., biri mutlaka ona hitap
edecektir. Çocuklar sevdikleri bir şeyle ilgilendiklerinde başarı ve başarısızlığı,
kaybetmeyi ve kazanmayı yaşayarak öğrenirler. Bu yolla sürekli televizyon
izlememesini de sağlayabilirsiniz.
6- Düzeni koruyun :
Çocuklar - kendileri henüz düzenli olmayı öğrenemedikleri
halde- hayatlarının düzenli olmasını istiyor. Onlar için her şeyleri
yerli yerinde olmalı, her gün aynı şekilde geçmelidir. Günleri düzenli
olarak planlamak ve her zaman mümkün olmadığından, aile düzeninde bazı
rutinler bulunmalı. Örneğin akşam yemeği, iyi geceler masalı veya akşamları
birlikte televizyon izlemek gibi. Bu şekilde hem iletişiminiz güçlenecek hem
de çocuğunuzun size olan güveni artacak.
7- Kendinize karşı anlayışlı olun :
Çocukların hayatımızda ayrıcalıklı bir yeri bulunuyor.
Onlar yaşamımızın en değerli varlıkları. Ancak bunu kanıtlamak için süper
anne yada baba olmak gerekmiyor. Hiç kimse aynı zamanda mükemmel bir anne /
baba, mükemmel bir iş adamı / kadını ve mükemmel bir eş olamaz. Bebeğiniz
dünyaya geldikten sonra hayatınızın odak noktasını oluşturuyor. Ancak
zamanı geldiğinde, yeniden hayatın içine atılmayı ve yeniden kendiniz için
yaşamayı bir kenara bırakmayın. Çoğu anne ve baba kendini feda ettiğini,
fiziksel ve ruhsal olarak ne kadar yorulduğunu çok geç anlıyor.
Kendini ikinci plana atan anne babalar, ne evliliklerine nede çocuklarına
iyilik etmiş oluyorlar. Aksine; hem kendilerine hem de çocuklarına onarılmaz
zararlar veriyorlar. Öyleyse haftada iki kez spor yapın, eşinizle sinemaya,
tiyatroya gidin, tatile çıkmayı ihmal etmeyin. Ve artık dayanamadığınızı
hissettiğinizde annenizden, akrabalarınızdan ve arkadaşlarınızdan yardım
isteyin.
Evet; sırlarımızı nasıl buldunuz? Biz bunları zaten
biliyorduk yazmanıza gerek yoktu demeyin. Çünkü sadece bilmek bunları
uygulamak anlamına gelmiyor. Özetle iyi bir anne baba olmak için bir büyük
porsiyon çocuk psikolojisi ve yetişkin psikolojisinin içine biraz otorite karıştırın.
Bu karışımı sevgi ve övgüyle tatlandırın. Sonra bunu çocuğunuza verin,
hepsi bu!
|