|
Gerçeği söyleyin. Uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen
hala birbirlerini delicesine seven, aşklarına ve partnerine gerçekten ve
derinden bağlı olan çiftlerin şanslı olduğuna inanıyorsunuz. Ancak, bazı
aşıkları çok mutlu eden, şanstan daha farklı bir şey yok mudur? Bu
mutluluk sadece kadere ve tesadüflere bağlı olmaz değil mi?
Son 20 yıldır uzmanlar doyurucu ilişkileri gülümsemenin
,ilginin,
eleştirinin, üzüntülerin analizini yaparak ve psikolojik tepkileri baştan
sona görüntüleyerek keşfetmeye çalışıyor. Sonunda da insanoğlu yeryüzüne
indiği zamandan beri çözümlenmeyen aşk hakkında iki önemli gerçek ortaya
çıkıyor: Bunlardan ilki sevgi ve saygı dolu bir ilişkinin ancak zaman içerisinde
yavaş yavaş inşa edildiği, ikincisi ise her şeyin aşk tanrısı Eros' un
rast gele attığı okların yine yüreğimize tesadüfler sonucunda saplanmasına bağlı
olmadığı.
Mutlu çiftler, ilişkinin, zamanın, farklılıkların ve çevrenin
getirdiği her türlü probleme rağmen aralarındaki yakınlaşmanın bozulmasına
izin vermez ve aralarındaki ateşi yıllar boyunca tutuşturarak farklı yollar
arar. Aslında iyi bir ilişki yaşamanın yolu iyi bir aşka sahip olmak değildir.
Doğru davranışlar, karşılıklı anlayış olmadığı sürece en büyük aşklar
bile sönmeye mahkumdur. İyi bir ilişkiye sahip olmak için doğru tekniği
bilmek ve bu birlikteliği sürdürmek için karşılıklı istek gerekir.
Bundan sonra her şey gayet kolay ve düzenli olarak gelişir ve bitmek bilmeyen
bir sonsuz aşka kavuşmak için almanız, gözden kaçırmamanız gereken birkaç
ayrıntı;
BEYAZ ATLI PRENSLE PRENSES :
Karşınızdaki insanı gözünüzde çok fazla büyütmek, tavırlarını
ve karakterini tartışmasız biçimde mükemmel olduğunu düşünmek, her yaptığının
doğru, her söylediğinin yeryüzünde söylenmiş ve söylenebilecek en tatlı,
en romantik söz olduğuna inanmak hataların en büyüğü olacaktır. Beyaz
atlı prensin masallara özgü olduğunu anlayamamak ilişkinin ilk heyecanı geçtiği
zaman bir kabus yaşamanıza neden olabilir.
Öptüğünüz prens bir gün küçüklüğümüzde en sık
duyduğunuz öpüldüğünde kurbağadan prense dönüşen erkek masalının tam
tersini gerçekleştirerek kara ve çirkin bir kurbağaya dönüşebilir.
MUTLU ÇİFTLERİN SORUNLARI :
Elbette mutlu çiftlerde birbirlerini zaman zaman sıkıcı görebilir
ve birbirlerinden soğudukları zaman başka biri gibi davranabilirler. Ancak
birine karşı delice bir öldürme isteği ile dolu olmak da o kişiyi sevmediğiniz
anlamına gelmez. Günümüzde birçok çift en büyük çatışmayı farklı
beklentilere sahip olmak yüzünden yaşadıklarını, en büyük zaferlere ise
karşılıklı konuştuktan sonra beklentilerini daha makul düzeye çekmekle
vardıklarını belirtiyor.
Evlilik ve birliktelik konusunda bir araştırma ofisinde çalışan
Sharon Breen, "İlişkiler belirli dönemeçlerden geçer. Yaşadıkları
ihtiraslı aşkların sonuna dek ilk gün ki gibi süreceğini düşünenler aşk
söndüğünde kendilerini yarı yolda kalmış gibi mutsuz hisseder. Bir kere
sahip olduğunuz büyük mutluluk gidince ve eşinizin mükemmel birey olmadığını
anlayınca onunla anlaşmaya çalışırsınız ve onu hem iyi hem de kötü yönleriyle
görmeye başlarsınız. Zayıflıklara, zaaflara sahip olmak ne mükemmellikten
uzaklaşmaktır nede prenslikten kurbağaya dönüşmektir. Sonsuza kadar parlak
olacağını düşündüğünüz her şeye güvenmek yerine dinlemeyi ve anlamayı
öğrenmek zorundasınız."
TEŞEKKÜR EDERİN HAYATIM :
Aşk karşılıklı takdir gerektirir. Bu, eşinize iş ortaklarınızdan
ve arkadaşlarınızdan daha farklı ve daha anlayışlı davranmak demektir.
Ayrıca bir Pazar sabahı sizi uyandırmadan sizden daha erken kalkıp bir
tepside hazırlayıp yatağa kadar getirdiği kahvaltı için teşekkür etmeniz
ve "Ödülün örtünün altında" demeniz anlamına gelir . Romantik
ve sihirli kelimelerin yanında zor bir anında " Seni anlıyorum."
demek de aynı etkiyi yaratabilir. Bunu iyice düşünün. Günümüz ilişkilerinden
kaç tanesi aynı sıklıkta yatakta çay içme veya sevgiliyi istasyona götürme
gibi inceliklerle süsleniyor?
Psikiyatrist Dr.William
Nagler, "Felaketi, afeti ve
ölümü birlikte yaşarsınız ama günlük hayatta ve olağan bir davranış
biçimi sergileyerek diş macununun kapağını açık bıraktığınız için
yaşamayı başaramaya bilirsiniz. Genellikle tuvalet kapağını açık bırakmanız
size kızmasına ve aşırı derecede öfkelenmesine yetecek bir sebep olabilir.
Yere rasgele atılmış ve kirli sepetine kaldırılmamış çamaşır öbeği
ölümcüldür. Küçük şeyler tansiyonun artması için çok doğal
nedenlerden biridir" diyerek bu konuda aynı fikirde olduğunu belirtiyor.
TATLI BİR ACIDIR AYRILIK :
İhtirasın gelişmesi için onotomi ve içtenlik arasında
denge kurmalıyız. Çok az insan eşi ile ilişkisini önemli, vazgeçilmez, yıkılmaz
düzeye getirecek kadar kuvvetlidir. Ancak mutlu çiftler farklıdır. Onlar
devamlı ayrılır, birliktelik, bağımlılık ve bağımsızlık arasında
gidip gelirler. İlgilerini ve aktivitelerini keyifle paylaşarak birlikte zaman
geçirmekten hoşnut olurlar. İşte bu farklılık da onların ilişkilerini sıklaştırır.
Ancak bu çiftler birbirinden ayrıyken de hoşça vakit geçirebilirler. Bu, dünyadaki
sosyal ve siyasal hataları çözmek için arkadaşlarla yapılan bir sohbet de
olabilir yada bir dostla kıran kırana bir tenis maçı yapmak ...
"Biz " kavramının içindeki
"ben"i
korumak aşkı ilginç ve eğlenceli kılacaktır. Birlikte yapılacak aktivitelerin
yanı sıra kendinize de zaman ayırmalı ve birey olmanın özel dünyasını
ihlal etmemelisiniz. Unutmayın ki özel yaşamınız için zaman gereklidir. İlişkinize
ayırdığınız vakit kadar kendi yaşamınız içinde zaman harcamalısınız.
Araştırmalardan çıkan sonuç da bu tezi doğrulamaktadır.
California Üniversitesi'nde 50 yıllık çiftler arasında yapılan bir
çalışmada araştırmacılar, çiftlerin uzun yıllar boyu süregelen aşkın
ilk sırrının ilişkilerinin dışındaki hayatlarını korumak olduğunu
tespit etmişler. Mutlu çiftler ayrılığı tatlı bir acı olarak görebilirler.
Ancak bunun, sevgiliyi futbol izlerken seyretmekten daha iyi olduğunun da farkındadırlar.
Bu sebeple o kendine ayrı bir dünya yarattığında bir köşeye çekilip
mutsuzluk içinde oturmak yerine kendini mutlu edecek faaliyetlerde bulunmayı
tercih ederler.
BİR KAHKAHANIN KIRK YIL HATIRI VAR :
Aşkı o kadar ciddi bir merasim gibi düşünüyorsunuz ki iyi
bir kahkahanın önemini birçoğumuz unutmayız. Son zamanlardaki çalışmalar,
çiftlerin mutluluklarının yüzde 70'inin birbirlerini güldürmeye ve
olaylara karşı birlikte optimist biçimde yaklaşmaya dayandığını
belirtiyor. Öyle ki paylaşılan şaka, iki kişi arasındaki
benzerliklerin ortaya çıkmasına ve aradaki bağın kuvvetlenmesine yardımcı
oluyor. Bu yüzden iyi bir zamanda yapılan şaka ilişkideki ve gün içinde yaşanan
tüm gerginliği ortadan kaldırıyor. Bu durumda tabii ki şaka, onun suratına
pasta atmak değildir. Ancak her ilişkinin şakasıyla, takma adıyla ve komik
anlarıyla kendine göre gülme normları vardır.
Kısacası eğleniyorsanız birbirinize aşık olmaktan çok
daha fazla şeyi paylaşıyorsunuz demektir. Sevgilinizle aynı zamanda arkadaş
olabiliyorsanız mutluluk uzakta değil demektir.
DÖVÜŞME SANATININ İNCELİKLERİ :
Anlık kavgaların olmadığı yakın ilişki yok gibidir. Küçük
tartışmalar sevgilimizle ilgilenmediğimiz anlamına gelmez. Tam tersi onunla
gerçekten ilgileniyorsunuzdur. Denver Üniversitesi'nden Dr. Howard Markman 10 yıllık çalışmalarından ve 150 çifti inceledikten sonra şöyle
diyor: "Çiftleri birlikte tutan şey , birbirlerini ne kadar çok
sevdikleri veya ne kadar iyi seks hayatlarının olduğu değil, problemleri nasıl
ele alıp, çözüme nasıl ulaştıklarıdır. Mutlu çiftler duygusal sürtüşmeyi
iletişim yolu olarak kullanırlar. Tıpkı takım ruhuna sahip başarılı bir
ekip gibi çalışırlar.' 'Bu benim yolum' veya " Bu anlaşmazlığı çözmenin
hiçbir yolu yok" gibi saplantılara sıkışmıyorlar. Bizim yolumuz
" kavramına çok rahat adapte olup eninde sonunda bir anlaşma yoluna ulaşıyorlar."
29 yaşındaki bir öğretmen, bütün kavgalar çözülemez sözüne
uyarak " bazen kavga ederiz ve bazen sadece fikir ayrıcalıklarını kabul
ederek anlaşmaya varırız. Örneğin eşimle ben arabada hangi kanalın
dinleneceği konusunda sonsuza kadar kavga edebiliriz. Bunu engellemek için
yazı tura atarak anlaşmaya varıyoruz. O gün kim şanslıysa diğeri makul
bir şekilde kazananın radyo kanalını dinliyor" diyor. Anlayacağınız
bayanlar, işin sırrı kavgayı sanata dönüştürebilmekte ve barışmanın
da tadına varmakta. Hem unutmayın bazen en ateşli sevişmeler en hareketli
tartışmaların ardından gelir.
KÜS, ÖFKELEN ve ÖZÜR DİLE :
Unutmak ve bağışlamak kabul edilemez bir fikir gibi görünebilir
ama bir çiftin mutlu olabilmesi için gereklidir. Psikoseksüel terapist Julia
Cloe, eğer eşinize "Bu kavgayı çıkardığım için çok üzgünüm ve
bunun bir daha olmaması için daha fazla gayret göstereceğim"
diyebiliyorsanız, problem her ne olursa olsun anlaşmaya doğru adım atmışsınız
demektir diyor.
Küçük dertleri uzaklaştırmak aynı zamanda affetmek
demektir. Mesela bu konuyu örneklersek; Aysel kocası Cem' i ışıkları
kapatmayı unutan, çoğu randevusuna geç kalan, banyoyu hiç temizlemeyen ve
kutudaki son çikolatayı yiyen bir olarak tanımlıyor ve diyor ki; "Ancak
biliyor ki, onun yapmadığı işleri sonuna kadar takip edip yapması için ısrar
edeceğim ve aynı zamanda kutudaki son çikolatayı yiyeceğim. Bu konularda
sonuna kadar fikir ayrılığı yaşayabiliriz ama tahmin edebilirsiniz ki bu
tartışmaların sürekli olması oldukça yorucu dönemler geçirmenize sebep
oluyor. Zaten bu kavgalarda önemli değil, çünkü ne olursa olsun sahip olduğu
iyi yönleri kötü olanlarından daha ağır basıyor." Birbirinizi olduğu
gibi kabul edemeyecek ve sürekli değişmeden yana baskı yapacaksanız işiniz
çok zor hatta imkansız. Bilinçlenmeli ve kişilerin köklü değişiklikleri
taşıyamayacağını anlamalısınız. Karşınızdaki her ne kadar sizi mutlu
etmek için değişmiş görünse de bir süre sonra bu oyundan sıkılacak ve
kendi kişiliğini sergilemeye başlayacaktır. Aynı durum sizin için de geçerlidir.
Ne kadar süreyle bir kutu içine hapsolmaya tahammül edebilirsiniz bir düşünün
bakalım. Birbirinden değişme talebinde bulunmamak ilişkinin geleceği ve karşılıklı
güveniniz açısından oldukça önemli bir ayrıntıdır.
YALANLAR YALANLAR... NEREYE KADAR? :
Çok az insanın gerçeği tüm çıplaklığıyla kavradığını
sanabilirsiniz. Ancak uzmanlar bunun doğru olmadığını söylüyorlar ve bu yüzden
de dürüstlüğü öneriyorlar. Doktorlar; "Bu noktada bir karar vermek
gerekir. Birlikte olduğunu sevgilinizi üzmemek için ruhunuzu, kişiliğinizi
mi kısıtlıyorsunuz yoksa gerçekten dürüst olmakla aranızdaki bağın
kuvvetleneceğine mi inanıyorsunuz? Gerçekten birbirine aşık olan çiftler
bu ikisi arasındaki farkı bilirler. Bu gibi durumlarda makul bir denge sürdürmek
zorundasınız. Birbirinizi olduğu gibi kabul etmek ve birbirinizin hatalarını
dedikodu yapmadan özümsemek zorundasınız. Kabul edemiyorsanız ve bu dengeyi
oturtamıyorsanız ilişkiniz er geç sonlanmaya mahkûm demektir"
diyorlar.
Sevgilinizle başka yollardan da yakınlık kurabilirsiniz. Örneğin;
kimseye söyleyemediğiniz şeyleri kocanıza söylemek ilişkiyi güçlendirecektir.
Karşılıklı sırları paylaşmak kesinlikle çok önemlidir ve bir ilişkide
onunla konuşabildiğiniz ama başkasına asla söyleyemediğiniz şeyler
mutlaka vardır.
SEKS, ZEVK VE SES :
Seks, her zaman ayakların yerden kesilmesi demek değildir. Daha
çok ihtirasın ritmini anlamak demektir. Araştırmacılar seksüel enerji ile
belli biyolojik döngülerin doğal ve süregelen etkisi arasında bir bağ
kurmuşlar. Psikobiyolojist Dr. Ernest Rossi, seks hayatları iyi olan çiftlerin
seksüel doyuma, isteğe ve senkron içinde oluşan ritme sahip olduğunu
belirtiyor. Bununla beraber, seksüel enerjisi uyuşmayan çiftlerde, bir tarafın
uyarılırken diğerinin isteksiz olması veya bir tarafın ateşli aşkına karşılık
diğerinin sarılma rahatlığını tercih etmesi gibi sonu hüsranla biten
problemler görülebiliyor. Peki ya mutlu çiftler? Onlar sıklıkla şu
bahsedilen ruh eşlerini mi bulmuşlar da her konuda böylesine uyumlu
olabiliyorlar?
KONUŞMAK, PAYLAŞMAK :
Aslına bakarsanız ortalama bir ilişki bile biraz özen ve
biraz ilgiyle harikulade bir birlikteliğe dönüşebilir. Dr. Rossi, çiftlerin
konuşmak, günü paylaşmak veya gün batımını seyretmek için zaman ayırmak
gibi rahatlatıcı duygularla buna ulaşabileceklerini söylüyorlar. Paylaşılan
sessiz vakitler, stresi ve gerginliği azaltmaya yardımcı oluyor. Bu tip
davranışların sonunda da mutlaka sevişmek gerekmiyor, çünkü sonuçta
kendine has bir yaklaşma doğuyor. Bu durumda sadece konuşmak bile ruhun seks
ihtiyacını karşılıyor.
Sonuç olarak banyoyu paylaştığınız birisiyle ateşli bir
seks hayatı sürdürmek zordur, ama aşkınız her zaman ihtiraslı kalabilir.
Bu tamamen sizin ve eşinizin uyumuna bağlıdır.
özetle mutlu bir evlilik için:
-
Evlenmeyi düşündüğünüz kişiyi elinizden geldiği
kadar iyi tanımaya çalışın. Birlikte yaşamıyorsanız mümkün olduğu
kadar sık evine girip çıkın, alışkanlıklarını ve zevklerini öğrenin.
-
Hoşgörü ile ödün verme arasındaki sınırı çizmeyi
bilin. Unutmayın ki, birlikte olsanız bile sizin de, onun da kendinize has
özellikleriniz var. Birbirinize saygı göstermeyi bilin.
-
İkiniz de kendinize, özel zevklerinize ve arkadaşlarınıza
zaman ayırın. Her anı beraber geçirmek, her şeyi beraber yapmak bir
zaman sonra birbirinizden bıkmanıza sebep olacak ve ilişkiniz yıpranacaktır.
-
Evliliğinizde güç dengelerini doğru kurmaya çalışın.
Ne siz onu ezin, ne de o sizi ezsin.
-
Önemli olan hem ne söylediğiniz, hem de nasıl söylediğinizdir.
Birbirinizle iletişim kurmayı öğrenin.
-
Eğer her yolu denediğinize inanıyorsanız ve yine de
evliliğinizin sağlıklı bir biçimde yürümediğini görüyorsanız daha
fazla kırmadan ve kırılmadan bu işi bitirin. Çünkü ayrı ayrı mutlu
olmak, beraber mutsuz olmaktan çok daha iyidir.
|